17.05.2014

Soma'nın Katili Soma Holding ve Çernobil'i Cehenneme Çeviren Rosatom Ülkemizde Nükleer Santral Kuruyor DUR DEMEK İÇİN İMZALA!

Rosatom şirketinin sebep olduğu Çernobil Nükleer Reaktör Patlamasından Sonra Dünyaya Gelen Çocuklardaki Radrasyona Bağlı Genetik Bozukluklar

 

 

HDP Grup Baskanvekili idris Baluken'in verdigi
Resmi Rakamlara Göre Sadece 2002-2013(AKP)
Donemınde Bir önceki dönemlere göre isçi
ölümleri %46 Artarak; 13BiN442 isçi isyerinde
iskazasında ölmüstur...
Kaynak: http://t.co/pnoNlsrnJC
Simdide AKP #Soma'da Yuzlerce kisiyi diri, diri
Gömen Soma Holding'e Sinop'ta,,, Çernobil
Nükleer Reaktör patlamasına sebep olan Olan
Milyonlarca Mahsumu Öldüren Rosatom
Sirketinede Mersin/Akkuyu'da Nükleer Santral
Kurdurmak niyetinde. SAKA YAPMIYORUM!!!
Soma holding simdilik ihaleye aday ama
Rosatom Kesin! Bu Gözü Dönmüsler Para Hırsı
Yuzunden Türkiye'yi Havaya Ucurmadan Önce
Kampanyamızı; Imzala Dilekçemize DESTEK OL!
 www.eczun.com/2014/05/cernobil.html

TIKLA İMZALA DESTEK OL!!! 

AK Parti'den Soma için araştırma önergesi

AK Parti, Soma'daki maden faciasının araştırılması için TBMM Başkanlığı'na Meclis Araştırma Önergesi sundu.
16.05.2014 Cuma 15:02
 AK Parti Aksaray Milletvekili Ali Rıza Alaboyun ve 38 milletvekili arkadaşının imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulan önergede, 13 Mayıs 2014 Salı günü Manisa'nın Soma ilçesinde, Soma Linyitleri İşletmesine ait ve özel sektörce işletilen maden sahasında ülkenin karşılaştığı en büyük maden kazasının meydana geldiği anımsatıldı.
Meclis "Soma" araştırmasını 20 gün önce reddetmiş

CHP'li Özgür Özel'in Meclis'teki Soma konuşması

Meclis'teki Soma madenleri görüşmelerinde uyarı yapılmışMilleti elim bir üzüntüye boğan bu kazanın nedenlerinin detaylı bir şekilde araştırılması gerektiği vurgulanan önergede, şu ifadeler kullanıldı:
"Tüm dünyada olduğu gibi madencilik sektörü ülkemizde de önemli bir sektördür. Yüksek oranda istihdam sağlama özelliğine sahip olması ve enerji sektörümüz başta olmak üzere, ekonomimize büyük oranda katma değer sağlaması açısından vazgeçilmez sektörlerimizden biridir.
Madencilik ve özellikle de yeraltı kömür madenciliği, kendine has üretim tekniği ve iş güvenliği açısından birçok sektöre göre farklılıklar göstermektedir. Yeraltı madenciliği, gerek teknoloji gerekse iş güvenliği açısından son yıllarda büyük gelişmeler göstermiş bir sektördür.
Bütün bu gelişmelere rağmen yeraltı kömür madenciliğinde riskler minimize edilmesine rağmen, ortadan tamamen kaldırılması işin doğası gereği mümkün olamamaktadır. Ülkemizde de bu riskleri ortadan kaldırmak veya minimize etmek amacıyla sektördeki gelişmelere bağlı olarak birçok mevzuat değişikliği ve sıkı denetimler yapılmaktadır.
22 Ekim 1984 tarihli ve 18553 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Maden ve Taş Ocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Alınacak İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Önlemlerine İlişkin Tüzük ile bu sektöre yönelik önemli bir mevzuat değişikliği yapılmıştır.
Bu tarihten 20 yıl sonra, 21 Şubat 2004 tarih ve 25380 sayılı Resmi Gazete ile Yeraltı ve Yerüstü Maden İşletmelerinde Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik 3 Aralık 1992 tarihli 92/104/EEC sayılı Avrupa Birliği Direktifi esas alınarak hazırlanmıştır."
TBMM'de 23. Dönemde, Bursa Milletvekili Altan Karapaşaoğlu başkanlığında Madencilik Sektöründeki Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulduğu belirtilen önergede, şunlar kaydedildi:

"Komisyon, 2010 yılı Mayıs ayında raporunu tamamlayarak Meclisimize ve kamuoyuna sunmuştur. Komisyonun çalışmaları ve önerilerini dikkate alan TBMM, 20 Haziran tarih ve 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nu kabul etmiştir.
Ayrıca, bu kanuna dayanarak ve Avrupa Birliği direktifleri doğrultusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız 19 Eylül 2013 tarihli ve 28770 sayılı Resmi Gazete'de Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği yeniden yayınlamak suretiyle yürürlüğü girmiştir.
Kazanın meydana geldiği ocağın bu yıl mart ayı içerisinde, en son yönetmelikler çerçevesinde yapılan denetimlerinde mevzuata aykırı bir durum olmadığı ifade edilmesine, ocağın en son üretim tekniklerine sahip olduğunun belirtilmesine rağmen, elim kaza meydana gelmiştir. Meydana gelen elim kazanın tüm boyutlarıyla araştırılması ve her yönüyle aydınlatılması büyük önem taşımaktadır.
TBMM'ye bu konunun araştırılmasında büyük görev düştüğü kanaatindeyiz. Bu nedenle TBMM'de Soma'da meydana gelen kazanın araştırılması için komisyon kurulmasını saygılarımla arz ederiz."

HDP de komisyon kurulmasını istedi

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de, 13 Mayıs 2014 tarihinde Manisa'nın Soma ilçesinde meydana gelen maden faciasının tüm boyutları ile araştırılması, sorumluların tespit edilmesi ve bu temelde kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla Anayasanın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince meclis araştırması açılmasını istedi.
Gerekçe şöyle:
"13 Mayıs 2014 tarihinde Manisa'nın Soma ilçesinde meydana gelen maden faciasında şimdiye kadar açıklanan resmi rakamlara göre 284 maden emekçisi yaşamını yitirmiştir. Halen maden ocağında ulaşılamayan çok sayıda emekçinin olduğu bilgisi de mevcuttur. 13 Mayıs 2014 tarihinde saat 15.05 civarında gerçekleşen maden faciasıyla ilgili aydınlatılmayı bekleyen birçok nokta vardır.
Resmi ağızlardan yapılan ilk açıklamalarda facianın nedeni trafo patlaması olarak belirtilmiştir. Ancak daha sonra facianın trafodan değil, çok sayıda işçi çalıştırılması ve buna paralel olarak ortama çok fazla oksijen verilmesi sonucu kömürün alev almasından kaynaklandığı uzmanlar ve tanıklar tarafından ifade edilmiştir.
Daha önce de birçok kez yangınların çıktığı ancak bu yangın çıkan bölümlerin beton dökülerek kapatıldığı da iddialar arasındadır. Bu ve buna bağlı birçok nedenden dolayı gerçekleşen kazalarda birçok emekçi yaşamını yitirmiş, onlarca emekçi de yaralanmıştır.
Soma'da yeterli iş ve işçi güvenliğine yönelik önlemlerin işveren ve bakanlık tarafından alınmaması ve denetimlerin yapılmaması nedeniyle sürekli olarak gerçekleşen iş kazaları sonucu sadece 2013 yılında 9 maden emekçisi yaşamını kaybetmiştir.
Soma'da meydana gelen facianın en büyük sorumlusu bugüne kadar yeterli denetim ve incelemeyi yapmayan ilgili bakanlık ve bu konuda ilgili uzman kişi, kurum ve kuruluşların uyarılarını dikkate almayan hükümettir. Facianın bu kadar derinleşmesi ve dördüncü gününe ulaşmasına rağmen halen arama kurtarma çalışmalarının bitmemiş olması ve çıkarılmayan madencilerin varlığı ihmalkârlığın farklı boyutlarını ortaya koymaktadır.
Facianın gerçekleşmesinin hemen akabinde Yunanistan, ABD, Fransa, İsrail, Almanya, Polonya, İran, İngiltere ve Avrupa Birliği gibi ülkeler Türkiye'ye yardım talebinde bulunmalarına rağmen yardım talepleri hükümet tarafından reddedilmiştir.
Her anın dahi hayati olduğu zamanlarda geri çevrilen bu yardım talepleri, ölüm sayısının resmi olandan çok daha fazla olduğu ve facianın bütün boyutları ile bilinmesinin istenmediği iddialarını güçlendirmektedir.
Soma'da facianın gerçekleştiği anda vardiya değişimi yapıldığı aktarılmıştır. Vardiya değişimi öncesinde madende bulunan işçi sayısının 787 olduğu belirtilmiş, vardiya değişimi için madene giren bir sonraki mesai işçilerinin sayısının kaç olduğu kamuoyuna ifade edilememiştir.
Şimdiye kadar yaralı ve ölü olarak madenden çıkarılan işçilerimizin sayısı ile madenden bulunduğu halk tarafından dile getirilen işçi sayıları arasında oldukça büyük bir fark bulunmaktadır.
Özellikle son yıllarda artış gösteren işçi ölümlerinin en çok gerçekleştiği madencilik iş kolu, AKP döneminde hızlı bir özelleştirme ve taşeronlaştırma süreci geçirmiştir. Özelleştirme ve taşeronlaştırma Türkiye'de başta madencilik işkolu olmak üzere tüm iş kollarında işçi ölümleri sayısında artışa neden olmuştur.
Türkiye'de 2002-2013 yılları arasında toplam 880 bin iş kazası yaşanmış, bu kazalarda 13 bin 442 kişi hayatını kaybetmiştir. 1946'dan 2013 yılına kadar iş kazaları sonucu ölen işçilerin sayısı ise 61 bin 270'dir. Bu rakamlar oran olarak incelendiğinde; 1946 yılından 2002 yılına kadar yaşanan işçi ölümü 47 bin 728'dir.
Her yıl yaklaşık 852 kişi iş kazaları nedeniyle hayatını kaybetmiştir. 2002-2013 yılları arasında yaşanan işçi ölümleri sayısı ise 13 bin 442'dir. Her yıl yaklaşık olarak 1222 kişi iş kazaları nedeniyle hayatını kaybetmiştir.
AKP (2002-2013) döneminde hayatını kaybeden işçi sayısı son 56 yıla göre (1946-2002) yıllık olarak yüzde 46 artmıştır. Teknolojik gelişmelere ve iş güvenliği  esaslarının artmasına rağmen ölümlerin artması ters orantılıdır. Bunun nedeni başbakanın ifade ettiği gibi bu işlerin doğasından kaynaklı değil özelleştirme, taşeronlaştırma politikaları ve kapitalist modernitenin kar hırsıdır.
Tüm bu gerekçelerle 13 Mayıs 2014 tarihinde Manisa'nın Soma ilçesinde meydana gelen maden faciasının tüm boyutları ile araştırılması, sorumluların tespit edilmesi ve bu temelde kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla bir meclis araştırma komisyonu kurulması elzemdir."

Türkiyedeki iş kazalarına bağlı ölümlerin elde edildiği Kaynak; CNNTURK

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder