17.05.2014

Başbakanın Somayla Alakası Yok Ben İnceledim Dediği Muhalefet'in #Soma önergesini AKP 29 Nisanda böyle reddedmişti - Belgeleriyle Soma Cinayeti

 #SomaSonOlsun Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi (ILO)176 Nolu yasayı Onaylamaları İçin imzala DESTEK OL!




Başbakanın Somayla Alakası Yok Ben İnceledim Dediği Muhalefet'in #Soma önergesini AKP 29 Nisanda böyle reddedmişti - Belgeleriyle Soma Cinayeti

 




Muhalefetin Soma önergesi 29 Nisanda AKP Tarafından RED edildi iddialarına Basbakan
"Recep Tayyip Erdogan" su sekilde cevap vermisti "O ONERGEYI BENIM ONUME KOYDULAR INCELEDIM ICINDE #SOMA ILE ALAKALI HIC BIRSEY YOKTU IFTIRA BUNLAR" demisti!!!
Olayın ne oldugunu bılmeyenler once Yasar hocanın tweetlerını sonrada sag taraftaki AKP
tarafından RED EDILEN #Soma'lı maden isçileriyle ılgılı onergeyı incelesin Amacımız
Basbakanın yalancı oldugunu ıspatlamak degil bunu zaten biliyorsunuz ve bile bilede oy
veriyorsunuz bizim amacımız katilleri ivsa etmek Zorunuza gıtmesın "Yalancıdan Basbakan
Olmaz" dıyende Basbakanın ta kendisidir zaten hele katillerden hiç olmaz bize göre...




 Soma önergesi 20 gün önce böyle reddedilmiş


FACİA, SOMA KÖMÜR İŞLETMELERİ’NE AİT KÖMÜR OCAĞINDA YAŞANDI.
- ANKARA
14 Mayıs 2014, Çarşamba
Muhalefetin, Soma’daki maden ocaklarında yaşanan olaylar konusunda, iktidarı peş peşe uyardığı ortaya çıktı..

MHP iki hafta önce, CHP ve BDP ise 20 gün önce Soma’daki maden ocaklarında meydana gelen iş kazalarının sebeplerinin araştırılmasını istedi. Muhalefet partilerinin TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulması için verdiği önergeler de AKP tarafından reddedildi. Dün de CHP’nin işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin verdiği grup önerisinin görüşüldüğü sırada Soma’dan üzücü haber geldi. AKP, CHP’nin bu önerisini de reddetti. Kazanın ardından açıklamada bulunan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, muhalefet olarak Soma’daki madenlerin incelenmesi için Meclis komisyonu kurulmasını önerdiklerini hatırlattı ve, “Önergemiz 20 gün önce reddedildi. Manisa milletvekilleri olarak bıktık artık cenazeye gitmeye. Bu konuya TBMM, hatta Devlet Denetleme Kurulu el koysun.” dedi.
2013 YILINDA SOMA’DA 5 BİN KAZA YAŞANDI
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da iki hafta önce Meclis Genel Kurulu’na Soma’daki maden ocaklarında yaşanan iş kazalarının nedenleri ve alınması gereken önlemler hakkında uyarılarda bulunmuştu. Soma’da çalışan nüfusun yaklaşık 15 bininin maden ocaklarında çalıştığını hatırlatan Akçay, 2013 yılında Soma’da 5 bin iş kazası yaşandığını vurgulayarak, Genel Kurul’da şu ifadeleri kullanmıştı: “Bu kazaların yüzde 90’ı maden kazalarıdır. Soma’daki TKİ’ye bağlı Ege Linyit İşletmeleri’ndeki kazalarda çalışan 79 madenci ölmüştür. Soma’da son 10 yılda özel sektördeki kazalarda 20’den fazla maden işçisi hayatını kaybetmiştir.”
Öte yandan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, olayla ilgili açıklama yaptı. Soma’daki kömür işletmesinin müfettişler tarafından en son olarak 13-14 ve 17-18 Mart’ta iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapıldığını ve mevzuata aykırı bir durum görülmediğini bildirildi.

Video Direk Link: http://www.zaman.com.tr/gundem_soma-onergesi-20-gun-once-boyle-reddedilmis_2217215.html

Not: Buraya kadar herşey araştırılmış teyit ettirilmiş gerçeklerden fazlası değildi eksiği var fazlası yok isteyenler araştırabilir.

Akabinde madende çalışan ve diğer yüzlerce madenciyle beraber hayatını kaybeden  elektrik teknisyeni Ergün Sidal'ın ölmeden önceki tespitleri firma üzerindeki ihmal ve kansızlık iddialarını destekliyor onun haberinide aşağıya alıntılayacam artı MHP'nin olay yerini incelemek için oluşturduğu heyetinde ciddi iddiaları var onuda bir altta paylaşacam onun devamındada Soma maden'in soma holdinge Rödövans sistemiyle verildiği tamamen yalan olduğu ve hizmet alımı usülüyle verildiği yani madenin sahibi ve olan kazadan sorumluluğun devlet olduğunu RotaHaber iddia etti aslında iddia demek haksızlık olur oratada sayıştayın belgeleriyle ispatlanmış şeyler bunlar. Bundan sonrası sadece iddia beni aşar daha bir öok iddia var ama insanlarında bir haberi okumakta dikkat süreleri var o süreyi aşmaktansa az ve öz olsun akılda kalıcı olsun...

17 GÜNDÜR UYARIYORDU: FELAKET OLACAK !

17 gündür uyarıyordu: Felaket olacak !
Kurtulan işçilerin anlattıkları olayın ihmal zincirinin sonucunda faciaya dönüştüğünü ortaya koydu.
İşte, 140 kişinin bulunduğu H panosundan 6 arkadaşıyla kurtulan Mehmet Ali Dinçer’in anlattıkları: Madende ölen teknisyen Ergün Sidal, kabloların yükü kaldıramadığını 17 gün önce tespit etti. Yönetimi her gün uyardı, “Burada büyük felaket olacak, kimse bunun altından kalkamaz.” dedi, dinletemediOlaydan 10 gün önce temiz hava veren fanlar bozuldu, oksijensiz kalan 4 işçi hastaneye kaldırıldı. İlk müdahale yanlış yapıldı, madene ilk giren yetkili, “Bunlar için yapacak bir şey yok.” dedi. Halbuki arkadaşların çoğu yaşıyordu, sadece bayılmışlardı. S panosundaki 140 kişi yanlış yönlendirildiği için öldü. Facia günü, bana ve yangından sağ kurtulan diğer arkadaşlara para teklif ettiler.

Manisa’nın Soma ilçesinde yaşanan maden faciasının sebeplerine dair tartışmalar sürerken, olayın elektrik aksamından çıkan yangından kaynaklandığı iddiasını güçlendirecek önemli bir bilgiye ulaşıldı. Patlamadan 6 arkadaşıyla kurtulan Mehmet Ali Dinçer’in verdiği bilgiye göre, olaydan 10 gün önce elektrikten kaynaklanan sorun sebebiyle fanlar bozuldu. Dinçer’in de aralarında olduğu 4 kişi zehirlenerek hastaneye kaldırıldı. Dinçer’in faciada hayatını kaybeden elektrik teknisyeni Ergün Sidal’la ilgili açıklamaları da hayli dikkat çekici. Dinçer’in verdiği bilgiye göre kabloların mevcut elektrik panolarının yükünü kaldıramadığını 17 gün önce tespit eden teknisyen Sidal’ın bütün uyarıları maden yöneticileri tarafından ciddiye alınmadı.

Soma Holding’e ait patlayan madende 9 yıldır çalışan Mehmet Ali Dinçer, madenden canlı çıkan sayılı isimlerden. Olay patlak verdiğinde ocağın en dip kısmındaki H panosunda 142 arkadaşıyla çalışıyordu. Saat 14.50’de yaşanan patlamanın ardından Dinçer, başından geçenleri an an şöyle anlattı: “Biz en alt galerideydik. Ekip şefi ‘Kablo patlamış, düzenli şekilde çıkışa yönelin.’ dedi. Yürümeye başladık. 10 dakika sonra bir patlama daha oldu. 2,5 kilometre yürüdük. Ana galeriye yaklaştık. Ama biz çıkışa ulaşamadan, yangının Dumanı bize yetişti. Maskeleri taktık.”

ÖLECEĞİZ DİYE ABDEST ALDIK

“Girişte yangın olduğu için bir süre durduk. Ayak içi diye tabir edilen, kömürün çıkışa yönlendirildiği kısma geçip beklemeye başladık. Ama maskelerdeki oksijen tükendi. Bu sebeple dışarıdan içeriye temiz hava pompalayan sistemin borularını kırarak idareli şekilde nefes almaya çalıştık. Bazı arkadaşlarım oksijen bittiği için maskeleri çıkarıp attı. Ben atmadım. Delip açtığımız temiz hava borusu yetersiz kaldı. Çünkü maskeleri çıkaranlar zehirli havayı solumaya da başladı. 2 saat sonra 142 kişiden 100’ü zehirli havadan bayılıp kendinden geçmişti. Ölme ihtimalimiz güçlendiği için arkadaşlarla yerdeki su birikintisinden abdest aldık. Bir yandan da nefesimi hatta hareketlerimi bile en aza indirerek enerjimi verimli kullanmak istedim. 3 saat kımıldamadan bekledim. Çok az ve yavaş nefes alıyordum. Ancak öleceğiz endişesiyle sağa sola koşturanlar, nefeslerini daha hızlı tüketti. Saatler tükendikçe arkadaşlarım birer birer düştü.”

“Saatler geçtikçe 6 kişi kaldık. Saat 20.00 civarıydı. Eşim ve iki kızım aklıma geldi. Öleceksem de sonuna kadar direnmeye karar verdim. Ama bir süre sonra vücudum hareketsiz kaldığı için uyuşmaya başladı. Şuurumu kaybetmeye başlamıştım. 2-3 arkadaş yanıma gelip iyi misin anlamında işaret yaptılar. Kollarımdan tutup kaldırdılar. İçeriye temiz hava basıldığını anladım. Bu hava değişikliği bize ümit verdi. O an kurtulacağımıza inandım. Sonra yavaş yavaş yürümeye başladık. 50 metre yürüyüp sonra dinleniyorduk. Hepimize bir güç geldi. Madende havanın bir girişi bir de çıkışı var. Yukarıdan havanın geliş ve gidiş yönlerinin ters istikamete değiştirildiğini anladık. Girişe kadar yürüdük. Kirli havanın çıkması için yönlendirilen kısma yürüdük. Artık kurtulacağımızı biliyorduk. Gerisini hatırlamıyorum.”

‘Ölümüm bu madende olacak’ diyordu

Madende gerçekleşen patlama ve yangının sebebi konusunda Mehmet Ali Dinçer’in verdiği bilgiler çok ciddi. Yangında hayatını kaybeden elektrik teknisyeni arkadaşı Ergün Sidal’ın, madendeki elektrik aksamında sorunlar yaşandığını, kabloların trafoların yükünü çekemediği için sık sık arızalandığını faciadan önceki günlerde sürekli olarak gündeme getirdiğine dikkat çekiyor. Sidal’ın olaydan 17 gün önce durumun vahametini çözdüğünü ve maden yönetimine durumu anlatmak için gittiğini belirten Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kablo tertibatının tamamen değişmesi gerektiğini söylüyordu. Her gün gidip, yönetime dil döktü, anlattı. Kavga etti. Ama bir türlü dinlemediler. Yönetime ‘Burada büyük felaket olacak, kimse bunun altından kalkamaz.’ diyordu. Bana da bir defasında, ‘Bir gün ölümüm bu madende olacak, buna yanıyorum.’ diye dertlenmişti. Sidal olayı çözdü; ama kimseye dinletemedi.”

Faciadan 10 gün önce oksijen miktarının azaldığı bir galeride 3 arkadaşıyla çalıştıklarını belirten Dinçer, “Önce fanlar tekledi. Sonra durdu. Biraz sonra yeniden çalıştı. Önemsemedim. Ancak yine durdu. Sonra gözümü hastanede açtım.” diyor. Fanlar arızalandığı için oksijensiz kalan Dinçer, Soma Devlet Hastanesi’ne, 3 arkadaşı da Bergama’daki hastaneye kaldırılmış. Dinçer, “Ben o zaman bunun elektrik sorunuyla bir ilgisinin bulunduğunu düşünmemiştim. Ama elektrik sisteminde sorun olduğu açık.” vurgusu yapıyor.

Birçok arkadaşım öldü sanılarak bırakıldı

Kazadan kurtulan işçi arkadaşlarıyla konuştuğunu kaydeden Dinçer, “S panosundaki 140 kişiden kurtulan olmadı. Onların yanlış yönlendirildiğini duydum. Onlara ‘geçici duman’ denilip geri gönderilmiş. Aslında biz daha dipteydik. Onların kurtulma ihtimali daha güçlüydü.” değerlendirmesi yapıyor. Dinçer’in verdiği bir bilgi ise skandalın boyutlarını gözler önüne seriyor. Faciaya ilk müdahalenin yanlış yapıldığını belirten Dinçer, kendilerinin kurtulduğu H galerisinde birçok arkadaşının öldü sanılarak bırakıldığını iddia ediyor: “Yangından sonra madene ilk giren yetkili, ‘Bunlar için yapacak bir şey yok.’ demiş. Halbuki arkadaşların çoğu yaşıyordu. Sadece bayılmışlardı. Eğer yangından sonra içeri ilk gelenler yanlarında gaz maskesi getirseydi birçok kişi şu an yaşıyordu.”

Firma yetkilisi gelip para teklif etti

Daha önce madende bulunan ve özelleşmeden sonra kaldırılan güvenli odada yedek gaz maskelerinin de bulunduğunu belirten Mehmet Ali Dinçer, “Güvenli odayı kaldırdılar. Maliyeti de insanlığı da düşürdüler. Bu bölge olsa tıpkı Şilili madenciler gibi herkes kurtulurdu. Çünkü birçok kişi gaz maskesi yetmediği için öldü.” diyor. Ölü sayısının saklanmasına da “Herkesin bildiğini milletten neden saklıyorlar?” diye tepki gösteriyor. Dinçer’in açıkladığı bir başka bilgi ise kan donduracak türden: “Madenden çıktığımda firmadan gelip bana 1000 lira vereceklerini söylediler. Bunca ölüm varken para konuşmalarına şaşırdım. Bu insanların bedeli ödenemez.”

Eşimle her gün helalleşiyordum, artık madene tövbe ettim

Mehmet Ali Dinçer’in evinde buruk bir sevinç var. Birçok arkadaşının evine ateş düşmüş çünkü. Dinçer’in eşi Şerife Dinçer, “Onu bize Allah bağışladı. Bunun başka bir açıklaması yok. Kızlarıma Allah acıdı.” diyor. Madencilik hayatının son 9 yılını Soma madeninde geçiren Dinçer, her Sabah kızları Melek ve Melisa’yı öpüp eşiyle vedalaşarak işe gittiğini belirtiyor. Emekliliğine 3 yıl kaldığı halde işi bırakacağını söylüyor: “Ablam, maden patlayınca, benim için ‘kolu bacağı olmasın ama yeter ki canlı çıksın’ diye dua etmiş. Bu yükü kaldırmak artık mümkün değil. Madene tövbe ettim. Tazminatımı alıp işi bırakacağım. Bunun sonu yok.”

MHP'DEN ŞOK İDDİA: ÖLEN İŞÇİ SAYISI 346

MHP'den şok iddia: Ölen işçi sayısı 346
MHP’nin Soma faciasının ardından bölgede inceleme yapması için gönderdiği heyetin bir ön rapor hazırladığı öğrenildi.
Sadece Türkiye’yi değil, dünyayı yasa boğan Somafaciasının üzerinden 4 gün geçti. Ancak hâlâ cevabı bulunamayan sorular var. Bunlardan biri facianın sebebi. Diğeri ise olay anında kaç kişinin madende olduğu, kaçının kurtarıldığı, kaçının şehit düştüğü. Medyaya yansıyan rakamlar çelişkili. 500’den fazla madencinin hayatını kaybettiği iddiaları doğrulanmadı. Resmi açıklamaya göre 298 madenci hayatını kaybetti. 18 madenci ise kayıp. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, meseleyi 301 madenciyle ‘nihayetlendirebileceklerini’ söyledi.

MHP’nin facianın hemen ardından bölgede incelemelerde bulunmak üzere bir heyet oluşturduğu öğrenildi. Edinilen bilgilere göre heyet faciayla ilgili bir ön rapor yazma hazırlığında. Heyette yer alan isimlerden biri de Manisa Milletvekili Erkan Akçay. Çok önemli tespitlerde bulunduklarını anlatıyor. Özellikle ölü sayısıyla ilgili kamuoyunun yanlış bilgilendirildiğini söylüyor. Akçay, Kırkağaç’taki soğuk hava deposundan 346 cenazenin sahiplerine teslim edildiğini ileri sürüyor. Bu bilgi heyetin raporunda da yer alacak. Erkan Akçay, “Çarşamba günü akşam saatlerinde Kırkağaç’taki soğuk hava deposuna gittim.  Bana, ‘346 cenazenin ailelerine teslim edildiği’ bilgisi verildi. Bunu birkaç yerden de teyit ettirdik. Oysa cenaze sayısı 284 olarak açıklanıyor. O halde bize verilen 346 nereden çıktı? Bana, milletvekili olarak verilen rakam, ‘Çarşamba 19.00 itibarıyla 346 cenazedir.’  Madende 787 kişinin bulunduğu söylenmişti ama açıklanan rakamlarda tuhaflıklar var. Spekülasyon peşinde değiliz ama bu rakamların gerçeğini öğrenmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

MHP lideri Devlet Bahçeli de önceki günkü Soma ziyaretinin ardından, ölü sayısıyla ilgili farklı rakamların ortada dolaştığı üzerinde durmuş, nihai olarak devletin rakamlarına itibar edilmesi gerektiğini söylemişti. MHP’nin raporunda, kazanın sebebine ilişkin herhangi bir bilgi ise bulunmuyor.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de önceki günkü açıklamasında benzer ifadeler kullanmıştı. Özel, “Ben olaydan sonra buradan hiç ayrılmadım ve ilk günden beridir söylüyorum; 340’ın altında bir kayıp beklemiyoruz. 450’ye çıkmasından endişe ediyoruz.” demişti.

Heyetin bir diğer tespiti de asayişe ilişkin oldu. Vatandaşların üzüntülerini yaşadığı, yüzlerce evde cenaze bulunduğuna dikkat çekiliyor. Buna rağmen bir asayişsizliğin olmadığı üzerinde özellikle duruluyor. Provokatif bazı unsurların taban bulamadığı ifade ediliyor.


Zaman

Soma'da 300 can alan madenin asıl sahibi devlet çıktı

Soma'da 300 madencinin can verdiğiği facianın yaşandığı maden ocağının sahibi devlet çıktı. Rotahaber, hükümet yetkililerinin, facianın ilk gününden itibaren bu bilgiyi gizleyerek sorumluluktan kaçmaya çalıştığını ortaya koyan belgeye ulaştı. İşte o belge...

AHMET MEMİŞ / ROTAHABER - Soma'da 300 madencinin hayatını kaybettiği katliam gibi kazayla ilgili gizlenen ayrıntıya Rotahabr ulaştı. İlk günden itibaren yetkililer tarafından kamuoyuna yapılan açıklamalarda özel şirkete ait olduğu belirtilen maden ocağının devlete ait olduğu ortaya çıktı.
 
Kazanın ilk duyulduğu andan itibaren yapılan açıklamaların tamamında facianın gerçekleştiği maden ocağının Soma A.Ş'ye ait olduğu ve Rödövans sistemiyle bu şirket verildiği açıklandı. Ancak Rotahaber, söz konusu maden ocağının devlete ait olduğunu ve Rödövans değil hizmt alımı yöntemiyle Soma A.Ş'ye verildiğini gösteren Danıştay raporuna ulaştı. 
Danıştay'ın "Türkiye Kömür İşletmeleri Ege Linyit İşletmesi" başlıklı 2012 tarihli raporunun başında, Soma'daki TKİ'ye yani devlete ait ocaklarda 4 şirket üretim yaptırıldığı, bunlardan üçünün rodövans, birinin ise hizmet alımı sözleşmesiyle faaliyet yürüttüğü belirtiliyor. Raporun devamında hizmet alımı yöntemiyle faaliyet gösteren şirketin ise Soma A.Ş olduğuna dikkat çekiliyor.
 
ÇIKARILAN TÜM KÖMÜR DEVLETE GİDİYOR
 
Danıştay raporunda dikkat çeken bir diğer nokta is Soma AŞ'nin facianın yaşandığı madende çıkardığı kömürün tamamının devletin gidiyor olması. Yani Soma A.Ş çıkarılan kömürden özel sektöre bir ton dahi vermiyor. 
 
MADEN OCAĞININ DEVLETE AİT OLDUĞU GİZLENİYOR
 
Sayıştay raporunda maden ocağının devlete ait TKİ'ye ait olduğunun Sayıştay raporunda açıkça belirtilmesin rağmen bu ayrıntı facianın ilk gününden itibaren yapılan açıklamalarda özellikle gizleniyor.
 
Hükümet yetkililerinin facianın ilk gününden itibaren şirketin sorumluları hakkında açıklama yapmamasının altında da bu neden yatıyor.
 
 
HÜKÜMET SORUMLULULUĞU SADECE ŞİRKETE YIKARAK KENDİNİ 
 
KURTARMAYA ÇALIŞIYOR 
 
Kamuoyunda sorumluların bulunmasına yönelik çağrıların ve tepkilerin dünden itibaren yoğunlaşarak artması üzerine, özelelikle AK Parti'ye yakın gazeteciler sorumluluğunu sadece Soma A.Ş.'nin üzerine yıkarak hükümeti kurtarmaya çalıştıkları dikkat çekiyor. Ancak Danıştay raporu faciada asıl sorumlunun maden ocağının sahibi olan devlet olduğunu ortaya koyuyor.
 
HABERİMİZ BASIN TOPLANTISINDA DOĞRULANDI
 
Soma A.Ş sahibi Alp Gürkan haberimizin yayınlandığı sıralarda düzenlediği basın toplantısında kendisine yöneltilen bir soru üzerine madenin kendisine ait olmadığını söyleyerek haberimizi doğruladı.
 
KAYNAK: ROTAHABER


O Maden Ocağı, Meğer "Devletinmiş!"

O Maden Ocağı, Meğer "Devletinmiş!"
Yaklaşık 300 madenciye mezar olan Soma'daki madenin, Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından, hizmet alımı yoluyla, SOMA AŞ.'ye verildiği ortaya çıktı. Bu da hükümetin cezai ve hukuki sorumluğu olduğu anlamına geliyor

ÖZEL | SANSURSUZHABER
SOMA'DAKİ MADENİN SAHİBİ "ENERJİ BAKANLIĞI" ÇIKTI!
Tarihinin en acı günlerini yaşan madencilik sektörü, Soma kazasının perde arkasını ortaya çıkarmaya çalışıyor. Sorumlu kim ya da kimler? Önlemler alınmadı mı? Maliyetleri düşürmek için, insan canı gözardı mı edildi? Ve tüm bu eksiklerin sorumlusu kim?
belge-maden.jpgÖNCEDEN CİNER GRUBUNA AİTMİŞ...
SANSÜRSÜZ HABER, kazanın olduğu ocağın nasıl işletildiğine dair Sayıştay raporlarına ulaştı.  O raporlarda, 75153 Nolu ruhsata sahip olan ocağın daha önce CİNER Grubu tarafından işletildiği görülüyor.  O dönemde de hizmet alımı yoluyla işletilen ocak, yine hizmet alımı yöntemiyle çalıştırılmak üzere SOMA AŞ.'ye devredilmiş.
RÖDOVANS MI, HİZMET ALIMI MI?
Kazanın olduğu ilk andan itibaren madenin, rödovans yöntemi ile Soma AŞ.'ye verildiği söyleniyordu. Ancak Sayıştay raporlarında, madenin hizmet alımı yoluyla işletildiği ortaya çıktı. Rödovans ile işletilen madende işletmeci, işçilere karşı sorumlu. Hizmet alımında ise işleten şirketle birlikte, Türkiye Kömür İşletmeleri de  hukuki ve cezai sorumluk taşıyor. Bu durumda İş güvenliği önlemlerin alınmamasından da sorumlu olan sadece işletmeci şirket değil, aynı zamanda TKİ oluyor...

belge-maden2.jpgMADENİN ASIL SAHİBİ ENERJİ BAKANLIĞI...
Türkiye Kömür İşletmeleri ise  bir kamu iktisadi teşebbüsü. Enerji Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu... Yani bu işletmenin üstlendiği işlerde, Enerji Bakanlığı'nın sorumluluğu sözkonusu. 3154 sayılı Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri hakkında Kanunun 5. maddesinin 2. paragrafında Bakanın görevleri şöyle sayılıyor.
Buna göre Sayın Bakan :
Madde 5 – Bakan, Bakanlık kuruluşunun en üst amiridir ve Bakanlık hizmetlerinin mevzuata, hükümetin genel siyasetine, milli güvenlik siyasetine, kalkınma planlarına ve yıllık programlara uygun olarak yürütmekle ve Bakanlığın faaliyet alanına giren konularda diğer bakanlıklarla işbirliği ve koordinasyonu sağlamakla görevli ve Başbakana karşı sorumludur.

Bakan, emri altındakilerin faaliyet ve işlemlerinden sorumlu olup, Bakanlık merkez teşkilatı ile bağlı ve ilgili kuruluşlarının faaliyetlerini, işlemlerini ve hesaplarını denetlemekle görevli ve yetkilidir.
AKP'NİN KÖMÜRÜ, BU MADENDEN...
Sayıştay raporlarında yer alan bir başka dikkat çekici nokta da üretilen kömürün bir bölümünün, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu'na aktarılması...
VELİ AĞBABA: ”BİR VELİ GÖÇER BULUP,KURTULAMAZLAR!"
SANSÜRSÜZ HABER, Soma'da incelemelerde bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ile konuştu. "Bu işin sorumlusu Hükümet"diyen Ağbaba, şu yorumu yaptı...
"Şimdiye kadar özelleştirme mantığı ile bu işleri yaptılar, şimdi sorumluluktan kaçıp başkalarının üzerine yüklemeye çalışıyor, bu işin fıtratında ölüm var diyorlar.  Dünyada en çok ölümlerin olduğu ülke Türkiye. Ölümlerin temel sorumlusu da Hükümettir.
"BAŞBAKAN DA SORUMLU"
Başbakan da sorumlu , baştan aşağı yanlış bir sistem yarattılar. Madenlerde  özelleştirme de taşeronlaşma da yanlış. Hükümet tam anlamıyla sorumludur. Yalova depremindeki gibi bir Veli Göçer bulup kurtulamaz. Duble yol yaparken hükümet yapıyor, iş kazası olunca müteahhit neden oluyor.... Bu anlayış yanlıştır... Zaten yüzlerce işçinin öldüğü olay bir iş kazası da olamaz.
"ÖLÜ SAYISI ÇOK DAHA FAZLA"
Bu olayda herşey şaibeli, ölenlerin gerçek sayısı bilinmiyor. Bildikleri  halde gizliyorlar rakamları söylemiyorlar.  Bizim duyduğumuz, yaklaşık 430 madencinin öldüğü yönünde...
Bu konuda bile vatandaşın kafasında kuşku varsa, bu kuşku sorumluların  istifa etmeleri için yeterlidir. Oraya gidip, çocukları, adamları döverek, basına ambargo koyup, tehdit ederek bu iş çözülmez. Bu işin sorumlusu Hükümettir, başka yerde aranmasın! Hem siyasi hem hukuki sorumluğu var!"
Burcu Oral Evren | SANSURSUZHABER.COM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder